Derya'nın Peynirli Böreği

Connecticut’da yasamis bir arkadasimizin sitesinden aldigim bu tarifi 2. defa deniyorum. Ilk denememde kiymali yapmistim, fakat guzel olmadigi icin orijinalini denemeye karar verdim. Evet bugun deneyimin sonucu cok nadir mayali hamuru tutturabilen bir kisi olarak bu tarif guzel oldu sayilir..

Malzemeler:
    • 1 su bardagi sut
    • 1 cay bardagi sivi yag
    • 1/2 su bardagi su
    • 1 yemek kasigi kuru maya
    • 4 cay kasigi seker
    • 2 cay kasigi tuz
    • aldigi kadar un
    • 1 cay bardagi sivi yag
    • 1 yumurta sarisi, susam ve corek otu
    • Maydanoz ve peynir karisimi

Mayayi, sekeri ve ilik suyu bir kabin icine koyup kabartin. Daha sonra sivi yagi, sutu, tuzu ve elenmis unu ekleyip ele yapismayan bir hamur yapin. Ilik bir yerde hamur iki kati kabarana kadar bekletin. Kabardiktan sonra hamuru 4 esit parcaya bolun. Her bir parcayi hazir yufka buyuklugunde unlayarak acin. Actiginiz ilk yufkanin her tarafini sivi yagla yaglayin. Ilk once iki kenarini uc uca gelecek sekilde katlayin. Daha sonra diger iki kenarini ust uste getirin. Bu yufkayi tepsinize koyup uzerine sivi yag surun ve peynirli icten koyun. Diger yufkalar icinde ayni islemi tekrarlayin. Bu sekilde butun yufkalari ust uste tepsiye koyun ve elinizle bastirarak tepsinizin ebatinda buyutun. Hamuru kare kesip uzerine yumurta sarisi surun. Corek otu ve susam serpip uzeri kizarana kadar pisirin.

Hale Çatalbaşoğlu hakkında
Zaman cok cabuk akip gecti ve gecmeye devam ederken bende omur zamani icinde fani dunyada akip giden bir yolcuyum.. Izmir caddelerinde soguk kis gunlerinde sabah agarir iken, rahmetli Annecigimin yaninda Manti Restourant’inin yolunu tutmus, o sicacik mekana varma telasi icinde semaverden gelen mis gibi cay kokularinin ve Izmir Kemeralti’nin caddelerine bakan pencereden hayallere dalan ufacik bir kizi hatirliyorum..Annemin o zevkle istekle sevgisini vererek yaptigi yemeklerden nasil bikmadan yaptigini , kendime sordugum zamanlari animsiyorum. Kemeralti’nin esnaflarina ogle vakti girmeden acilan manti hamurlarinin hazirlanmasi ve her esnaf’in soyledigi : “Fatima teyze Ellerine saglik” dedigi gunleri hatirliyorum.. Cami’den yukselen aksam ezani sesi ile yine o sessiz sokaklarda sicacik evimize donerken Annecigimin gozlerinin icinin parlak gulumsemesi ile aldigi sicak cerez, kozlenmis kestane ve meyvelerle evimizin yolunu tuttugumuz gunleri animsiyorum.. Bir zaman sonra Mektepli kiz olup cok farkli ulkelerden arkadaslarimla tanisma, farkli bir dil ogrenme cabasi icinde kendimi Kanada’da okul yollarinda , daha sonra 7 yil kadar is hayatimda ogrendigim hayat dersinden sonra.. suan icinde bulundugum manevi mutluluk ile ahiret icin ayni yastiga bas koymus esimle beraberligimin yolunda devam ederken evimin hanimi oldum.. Dedim ya!! Zaman akip gittikce bende zaman ile akip buraya kadar geldim.. yarin mi? O Âlim-ül-gayb Gayb-i ancak Allah c.c bilir… Selam ve dua ile

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*



The maximum upload file size: 1 MB.
You can upload: image.