Musakka

girit adasina yakin oturanlar bilirler, Musakka Yunan kulturune ait bir yemektir. Annem rahmetli cok guzel yapardi, bugune kadar farkli versiyonlari ile karsilastigimi soylemeliyim. Ben encok tarcin ve uzerinde basemel soslu olani begeniyorum. Fakat bizim ailemizde klasikler herzaman on planda oldugu icin ben basemel sos ve tarcin bolumlerini atladim..

Birgun mutlaka Girit adasina uygun tarifi sizinle paylasirim.

Uzun borcam icin:

250 Grm Kiyma ( yagli yagsiz size kalmis)
1 Adet Kuru Sogan
1-2 adet Carliston biber
2 Adet domates
1 Yemek kasigi salca +1/2 Kasigi biber salcasi
2 Adet Patates
2 buyuk boy Patlican
Tuz/Karabiber

Uygulama:

Patatesleri yuvarlak ve bir parmak kalinliginda dilimleyip tuzlu su icinde yikayin. Patlicanlarida ayni sekilde dilimleyip tuzlu su icine birakin. Derin bir tava icine bol yag koyup patatesleri kizartin. Patlicanlarida ayni sekilde kizartin ( ben tepsi icine dizip uzerine firca ile zeytin yagi suruyorum. Sonra en yuksek derecede firinliyorum. Bu sekilde yag icine cekmiyor) Tavanin yagini bosaltin, soganlari kup kup dograyin ve kavurun. Icine kiymayi atin pisirin. Salcalar ile guzelce kavruldukdan sonra 1 bardak su ilave edin. Kup kup dogranmis domatesleri ekleyin ve hafif kaynatin. Kaynadikdan sonra atesden alin.

Borcam icine once patatesleri siralayin, uzerine patlicanlari ve kiyma karisimini ve en ustune biberle susleyin. Firina verin suyucu cektigi zaman musakka hazirdir.
Afiyet Olsun
Hale Çatalbaşoğlu hakkında
Zaman cok cabuk akip gecti ve gecmeye devam ederken bende omur zamani icinde fani dunyada akip giden bir yolcuyum.. Izmir caddelerinde soguk kis gunlerinde sabah agarir iken, rahmetli Annecigimin yaninda Manti Restourant’inin yolunu tutmus, o sicacik mekana varma telasi icinde semaverden gelen mis gibi cay kokularinin ve Izmir Kemeralti’nin caddelerine bakan pencereden hayallere dalan ufacik bir kizi hatirliyorum..Annemin o zevkle istekle sevgisini vererek yaptigi yemeklerden nasil bikmadan yaptigini , kendime sordugum zamanlari animsiyorum. Kemeralti’nin esnaflarina ogle vakti girmeden acilan manti hamurlarinin hazirlanmasi ve her esnaf’in soyledigi : “Fatima teyze Ellerine saglik” dedigi gunleri hatirliyorum.. Cami’den yukselen aksam ezani sesi ile yine o sessiz sokaklarda sicacik evimize donerken Annecigimin gozlerinin icinin parlak gulumsemesi ile aldigi sicak cerez, kozlenmis kestane ve meyvelerle evimizin yolunu tuttugumuz gunleri animsiyorum.. Bir zaman sonra Mektepli kiz olup cok farkli ulkelerden arkadaslarimla tanisma, farkli bir dil ogrenme cabasi icinde kendimi Kanada’da okul yollarinda , daha sonra 7 yil kadar is hayatimda ogrendigim hayat dersinden sonra.. suan icinde bulundugum manevi mutluluk ile ahiret icin ayni yastiga bas koymus esimle beraberligimin yolunda devam ederken evimin hanimi oldum.. Dedim ya!! Zaman akip gittikce bende zaman ile akip buraya kadar geldim.. yarin mi? O Âlim-ül-gayb Gayb-i ancak Allah c.c bilir… Selam ve dua ile

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*



The maximum upload file size: 1 MB.
You can upload: image.