Portakallı Mısırunlu Kek

cok uzun zaman once yaptigim ve eski sitemde biraktigim tariflere devam ediyorum. Ilk evlendigim yil misir unu sadece karalahana yemekleri icin aldigim zaman , farkli sekilde de kullanabilirmiyim diye internetten aratmistim , sanirim yine Martha Steward tariflerinden bir tanesi. Nasil yaptigimi hatirlamiyorum fakat ilk sitemdeki linkden tarifi buldum 🙂

Giresun’un misir ekmegi baya guzel oluyor, ve misir unundan baska neler yapabilirim derken, cok hos bir tarif buldum. Martha Stewart’in Living olan dergisi gelirdi eskiden eve, guzel tarifler olurdu onlari denerdim. Tabi simdi yeni ev, yeni adress, yeni bir hayat : PpP daha randomlanamadik .. Tekrardan uye oldum insALLAH bu ay gelecek, sozun kisasi bu dergiden bir tarif bakalim sizde begenecekmisiniz ?

Not : Ben kare kalip kullandim, aslinda yuvarlak kalip kullanilmasi gerekiyordu ve uzerine pudra sekeri serptim, saha farkli gorunum aldi..

Portakal ve Misirunu Kek

½ Cup ( bardak)Zeytin Yagi
2 Yumurta
1 Cup( bardak) seker
1/3 Cup (bardak)ustu icin Seker
½ cup(bardak) Portakal Suyu
1 ¼ Cup (bardak)Un ( Kasikla yapistirilmis ve bastirilmis)
½ Cup (bardak)Misir Unu
2 Seker kasigi Baking Powder
1 Seker kasigi Tuz
1 Portakal’in rendesi
Istenilirse Portakal Dilimleri

Yas malzemelerimizi bir kap icinde mixer ile guzelce kasitirdikdan sonra kuru malzemelerimizi koyup uzerine 1/3 cup sekeri koyup 375 derece firinda 30-40 dakika pisirelim J Bu kadar basit..ve lezzetli.

Hale Çatalbaşoğlu hakkında
Zaman cok cabuk akip gecti ve gecmeye devam ederken bende omur zamani icinde fani dunyada akip giden bir yolcuyum.. Izmir caddelerinde soguk kis gunlerinde sabah agarir iken, rahmetli Annecigimin yaninda Manti Restourant’inin yolunu tutmus, o sicacik mekana varma telasi icinde semaverden gelen mis gibi cay kokularinin ve Izmir Kemeralti’nin caddelerine bakan pencereden hayallere dalan ufacik bir kizi hatirliyorum..Annemin o zevkle istekle sevgisini vererek yaptigi yemeklerden nasil bikmadan yaptigini , kendime sordugum zamanlari animsiyorum. Kemeralti’nin esnaflarina ogle vakti girmeden acilan manti hamurlarinin hazirlanmasi ve her esnaf’in soyledigi : “Fatima teyze Ellerine saglik” dedigi gunleri hatirliyorum.. Cami’den yukselen aksam ezani sesi ile yine o sessiz sokaklarda sicacik evimize donerken Annecigimin gozlerinin icinin parlak gulumsemesi ile aldigi sicak cerez, kozlenmis kestane ve meyvelerle evimizin yolunu tuttugumuz gunleri animsiyorum.. Bir zaman sonra Mektepli kiz olup cok farkli ulkelerden arkadaslarimla tanisma, farkli bir dil ogrenme cabasi icinde kendimi Kanada’da okul yollarinda , daha sonra 7 yil kadar is hayatimda ogrendigim hayat dersinden sonra.. suan icinde bulundugum manevi mutluluk ile ahiret icin ayni yastiga bas koymus esimle beraberligimin yolunda devam ederken evimin hanimi oldum.. Dedim ya!! Zaman akip gittikce bende zaman ile akip buraya kadar geldim.. yarin mi? O Âlim-ül-gayb Gayb-i ancak Allah c.c bilir… Selam ve dua ile

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*



The maximum upload file size: 1 MB.
You can upload: image.