Portakallı Yulaflı Kurabiye

 

tabiki bu benim etkinlik tarifim degil 🙂 uzun zaman once yaptigim bu tariflerin resimleri hem flicker da hemde bilgisayarimda devamli elime gecsede yayinlamayi sonraya atiyordum. Etkinlik baslamadan yayinlarsam belki birkac kisinin isine yarayabilir… ben mi ne yapacagim etkinlige?

o da supriz 🙂


Bu tarifimiz aslinda cok basit bir tarif, herhangi bir kurabiye tarifini sizde bu sekilde guzellestirebilirsiniz. Ben portakalli ve Greyfruitlu yapmistim, Grayfruit biraz acimsi tat verdigini soylemeliyim. Siz mandalina yada portakal kullanin..

PORTAKALLI KURABIYE

1/3 Bardak Tereyagi
5 Yemek kasigi Cicek yagi ( yada 2 Yemek kaisgi yag 3 yemek kasigi su)
3 Yemek kasigi Esmer seker
1 Portakal kabugu rendesi
3/4 Bardak ince cekilmis yulaf
1/2 Bardak esmer un yada kepek un
3/4 Bardak Un – yada ince cekilmis misir unu
1/2 Paket kabartma tozu

Butun malzemeler bicakli robota atilip guzelce cektirildikden sonra hamur elde edilir, eger sert bir hamur olursa biraz portakal suyu ekleyebilirsiniz, yada cok yumusak bir hamur olursa cok hafif yulafli un ekleyebilirsiniz. (hamurumuz biraz yumusak olacak fazla sert olmamasina dikkat edin)
Hamurumuzu unlu bir yerde merdane ile acip kaliplarla kesin. Isitilmis firinda hafif kizarincaya kadar pisirin.

Portakalli Curd – Marmalat
2 Portakal Suyu Yada 1 bardak portakal suyu
1 Bardak su
1 Portakal rendesi
3 Yemek kasigi nisasta (tepeleme)
3 Yemek kasigi pudra sekeri

Tencere icine hafif atesde butun malzemeler karistirarak kaynatilir. Cok guzel bir renk ve kivama geldiginde atesden alinip sogutulur.
Yaptigimiz kurabiyelerin ust kisimlarini pudra sekeri ile susledikden sonra diger alt kisimlara bir cay kasigi portakalli krema eklenip uzerine kapatlipr.

Afiyet Olsun..

Hale Çatalbaşoğlu hakkında
Zaman cok cabuk akip gecti ve gecmeye devam ederken bende omur zamani icinde fani dunyada akip giden bir yolcuyum.. Izmir caddelerinde soguk kis gunlerinde sabah agarir iken, rahmetli Annecigimin yaninda Manti Restourant’inin yolunu tutmus, o sicacik mekana varma telasi icinde semaverden gelen mis gibi cay kokularinin ve Izmir Kemeralti’nin caddelerine bakan pencereden hayallere dalan ufacik bir kizi hatirliyorum..Annemin o zevkle istekle sevgisini vererek yaptigi yemeklerden nasil bikmadan yaptigini , kendime sordugum zamanlari animsiyorum. Kemeralti’nin esnaflarina ogle vakti girmeden acilan manti hamurlarinin hazirlanmasi ve her esnaf’in soyledigi : “Fatima teyze Ellerine saglik” dedigi gunleri hatirliyorum.. Cami’den yukselen aksam ezani sesi ile yine o sessiz sokaklarda sicacik evimize donerken Annecigimin gozlerinin icinin parlak gulumsemesi ile aldigi sicak cerez, kozlenmis kestane ve meyvelerle evimizin yolunu tuttugumuz gunleri animsiyorum.. Bir zaman sonra Mektepli kiz olup cok farkli ulkelerden arkadaslarimla tanisma, farkli bir dil ogrenme cabasi icinde kendimi Kanada’da okul yollarinda , daha sonra 7 yil kadar is hayatimda ogrendigim hayat dersinden sonra.. suan icinde bulundugum manevi mutluluk ile ahiret icin ayni yastiga bas koymus esimle beraberligimin yolunda devam ederken evimin hanimi oldum.. Dedim ya!! Zaman akip gittikce bende zaman ile akip buraya kadar geldim.. yarin mi? O Âlim-ül-gayb Gayb-i ancak Allah c.c bilir… Selam ve dua ile

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*



The maximum upload file size: 1 MB.
You can upload: image.